Küçük Mucizeler Dükkanı...

 
Uzun zaman önce adını duyduğum ama ancak yeni okuyabildiğim bir kitap "Küçük Mucizeler Dükkanı". Yazarı Debbie Macomber. Milyonlar satan bu kitabın oldukça açık ve basit, ama bir o kadar da sıcak bir  anlatımı var. Pembe dizi havasında, zorlamayan, sıkmayan, sonunun iyi biteceğini bildiğiniz bir kitap, yine de 477 sayfayı iki günde sıkılmadan okudum. Bazen hayatın gerginliğinden kurtulmak için böyle kitaplara sığınmak faydalı oluyor. Kapağına bakmak bile insana iyi hissettiriyor. Mucizeler dükkanı ne diye merak etmiştim ilk adını duyduğumda ve aklıma gelmeyen bir şey çıktı, ben kitapçı olur diye bekliyordum ama bir yüncüymüş. Renk renk yünler, onların yarattığı battaniyeler dört farklı kadının hayatını birleştiriyor ve bu birbirinden ateşle buz kadar farklı dört kadın dost oluveriyor. Kanser hastalığını iki kez yenen, ama o ruh halini bir türlü yenemeyen Lydia, fakirlik ve çaresizliğin agresifleştirdiği genç ve aykırı görünümlü bir kız olan Alix, çocuk özlemiyle yanıp tutuşan Carol ve zengin, kendini beğenmiş ama aslında sevgiye aç bir kadın olan Jaquline'in hikayelerini merakla okuyoruz. Kitabın orjinal adı "Blossom Sokağı" dilimize yine uyduruk bir isimle çevrilmiş. Yayınevlerinin daha çok satar umuduyla isimleri değiştirmelerine alıştık artık, ancak Blossom Sokağı hikayenin geçtiği yer olduğu için çok daha fazla yakışıyor kitaba. Bence canınızın sıkıldığı, içinizin daraldığı bir dönemdeyseniz alın bu kitabı ve rahatlayın. Çok fazla bir şey beklemeden, ama rahatlayacağınızı bilerek okuyun...

Yorumlar